DEFİNE
Sonbahar bitip de ekim işleri geride kalınca, tarlaların yerini köy kahvesi alırdı. O zaman, traktörlerin arkasından toprağa çarpan pullukların, kültivatörlerin sesi de geride kalır, yerini, çiftçilerin, kendilerinden bağımsız bir parçaymış gibi sarı vadilerle parçalanmış ellerinden inen okey taşlarının, masaya çarpmasıyla dağılan sesleri alırdı.
Son Yazılar
Meltemin Sol Yanı
Gezgin İşçinin Türküsü(hikayeden)
Severdi eflatunu. Gözü kesince çiçeklerden eflatun olanını; güneşin kanıyla boyadığı çiçek tarlalarını aşar da sarp kayalıklara tırmanırdı hasletinden. Gezginliğinde; gedikli meyhanelerden yayılan laterna sesine de aynı aşkla vuruldu. Küf kokulu sokaklarda; küfürlerin, bağrışların, çığlıkların arasında duyduğu laterneların naif sesi, okyanusun çıldırmış dalgalarından, diplerindeki durgunluğa çağıran ege sirenleri gibi sokağa çağırırdı Remzi'yi...
Nehir
Kim hapseder
Kendi hırslarından başka
Vadisinde kalakalmış nehirleri
Yatağını
Göğsünü parçaladığı dağda kuranların
Kaderdi ilelebet esaretleri
Öyle kalakaldım O şehirde
Küçük Prensin Paslı Bisikleti (hikayeden)
Elektrik gitti bir saat evvel. Eski bir sevgili gibi, götürdü yanında, beni iyi hissettiren şeyleri de. Vantilatörü bıraktı, serinliğini götürdü.Dolapta suların soğukluğunu, bir fincan kahvenin sıcaklığını götürdü.
Birden sallanıyor çöp tenekesi…Bir çocuk çıkarıyor başını oradan.Önce bir çuval atıyor sokağa, sonra da kendisini..