image
quote
"Ciddileşti kelimeler, genç ölüler gördün ölüm ciddileşti. Çok sevdin, ayrılık ciddileşti"
image (10)

DEFİNE

Sonbahar bitip de ekim işleri geride kalınca, tarlaların yerini köy kahvesi alırdı. O zaman, traktörlerin arkasından toprağa çarpan pullukların, kültivatörlerin sesi de geride kalır, yerini,  çiftçilerin, kendilerinden bağımsız bir parçaymış gibi sarı vadilerle parçalanmış ellerinden inen okey taşlarının, masaya çarpmasıyla dağılan sesleri alırdı.

image (4)

Meltemin Sol Yanı

Gülüp geçtiği şey, bir gölge gibi ardında uzayıp gidiyordu. Sanki tüm şimdileri, turnaların kanatlarında uzak diyarlara göç etmişti. İnsan, şimdisiz bir geçmişte ne kadar yaşayabilirdi… Meltem’in sol yanıydı Mustafa; sağduyusunun zincirli limanlarından, bilinmeyenlerinin keşfine açıldıkları gemilerinin dümencisi…
image (1)
Gezgin İşçinin Türküsü(hikayeden)

Severdi eflatunu. Gözü kesince çiçeklerden eflatun olanını; güneşin kanıyla boyadığı çiçek tarlalarını aşar da sarp kayalıklara tırmanırdı hasletinden. Gezginliğinde; gedikli meyhanelerden yayılan laterna sesine de aynı aşkla vuruldu. Küf kokulu sokaklarda; küfürlerin, bağrışların, çığlıkların arasında duyduğu laterneların naif sesi, okyanusun çıldırmış dalgalarından, diplerindeki durgunluğa çağıran ege sirenleri gibi sokağa çağırırdı Remzi'yi...

Nehir

Kim hapseder

Kendi hırslarından başka

Vadisinde kalakalmış nehirleri

Yatağını

Göğsünü parçaladığı dağda kuranların

Kaderdi ilelebet esaretleri

Öyle kalakaldım O şehirde

image (13)

Küçük Prensin Paslı Bisikleti (hikayeden)

Elektrik gitti bir saat evvel. Eski bir sevgili gibi, götürdü yanında, beni iyi hissettiren şeyleri de. Vantilatörü bıraktı, serinliğini götürdü.Dolapta suların soğukluğunu, bir fincan kahvenin sıcaklığını götürdü.