Hikayeler

Yazmanın da ağlamak gibi insanın içini yıkadığını düşünmekteyim. Yazan bilir, son nokta konduktan sonra artık yazdığın şey sana da bir şeyler anlatmak üzere dile gelir. Bazı hikayeleri keyiflenerek, bazılarını üzülerek tekrardan okudum. Ama gene de daha büyük bir hikayenin yarım kalmış bir parçası hissinden çıkamadım. Öyle görünüyor ki, nasıl şiirler hikayeye dönüştüyse, bu hikayelerde daha büyük bir hikayenin pasajlarına dönüşecek gibi. Bu noktada yorumlarınızla yardımcı olabileceğinizi düşünmekteyim. Keyifli okumalar…

sarı öküzün hikayesi

Gazetenin sanat köşesi için, yerel bir müzik grubunun haberini yapmaya gitmiştim. Ufak bir dinletilerini kayda çekecek, bir de röportaj yapacaktım. Bekir Abi’ye, tüm dinleti boyunca sadece bir defa, o da bir es aralığında çaldığı kornoyu sorduğumda, bir müzik grubunun röportajı, Sarı Öküz’ ün hikayesine dönüşmüştü. Buyurun size Bekir Bey’in dilinden Sarı Öküz’ ün hikayesi. Babamın […]

sarı öküzün hikayesi Read More »

define

             Sonbahar bitip de ekim işleri geride kalınca, tarlaların yerini köy kahvesi alırdı. O zaman, traktörlerin arkasından toprağa çarpan pullukların, kültivatörlerin sesi de geride kalır, yerini,  çiftçilerin, kendilerinden bağımsız bir parçaymış gibi sarı vadilerle parçalanmış ellerinden inen okey taşlarının, masaya çarpmasıyla dağılan sesleri alırdı. Bahar geçer kış gelirdi, kış geçer

define Read More »

kar tanesi

Oda dar geldi. Sığamadı eve. Ekşiyen midesinin aleve bıraktığı varlığını, Ankara kışıyla pansuman etmeye sokaklara çıkardı. Sokaklar tenha. Tık nefes sokak lambaları; ayazın tırısa sürüklediği kar tanelerinin sahne ışıkları. Karanlık sokaktan ittire kaktıra sahneye ilerleyen adamın adı Cemil. Karanlığı yaran elinden çıkardı eldivenini. Üşümeye başlayan ellerini seyrediyor. Cemil’in aklında vuslata ulaşmayan aşkları. Elleri morarmaya başlıyor.

kar tanesi Read More »

Boyanmış ayakkabı

Adisyon karşılığı oturulan bir duldalık… Güneşin hararetle süpürdüğü sokakta, bir dinlenmelik vaha gibi yolcularını ağırlıyor. Ercan ilk yolculardan. Çay lekeleriyle damgalanmış önündeki kağıtlar. Kağıtta kelimeler şiire dönüşüp, Ercan’ın sabah ki ruh halini mühürlüyor. Biri yerde Biri düşmemiş henüz Bir süre evvel                 Konulduğu yüksekçe yerde Boyanmış Anlaşılıyor Hayata sahibinden çok dayanmış                 Bir çift ayakkabı

Boyanmış ayakkabı Read More »