antepte

image (24)

Madem Antepteyim dedim

Bir porsiyon baklavasız gidemedim

Girdim kuyumcu şıklığında

kuyumcu ışıklığında

bir tatlıcıya

Burda

Işıklı camekanın altında

Tatlıcının altınları yatmakta

Tatlıcı bir grup turiste

Bu servetin inceliklerini anlatmakta

-İyi pişmişse eğer altın gibi ışıldamakta

Saf tereyağı hafifletir bu yoğunluğu damakta-

 

Tatlıcı mutlu

Turistler mutlu

Ben mutluyum

Mutlu insanların yaşadığı bir yere geldiğime dair umutluyum

 

Usta hemen bir katmerle bir kilo baklava”

Önce telaşlı bir ses geldi

Sonra sesin sahibi

Sesin sahibi

Üstte ceket altta şalvarıyla

İki dünyayı kendinde toplamış gibi

Siyahı kalmamış bıyığındaki yıllanmış sarıyla

Telaşı yirmisindeyken yaşı altmış gibi

 

Turist gibi değil oralı gibi gezmeyi severim

Biraz yıpranmış bir halim var

Birazdan da fazla esmerim

Böyle kentlerde cadde gibi hareketlidir ara sokaklar

Bu meziyetlerimle ara sokakların telaşında kayboluverebilirim

Bu meziyelerimle ayrıldım tatlıcıdan

Mest eden kokularıyla insanı önünde tutan

Caddeden ara sokağa boylu boyunca uzanan

Sayılamaz çeşitlikte ve renkte baharatlarıyla bir aktar

Bu baharatlar ki binlerce yıldır binlerce fersahtan buraya akar

 

Sürüyemediğim bedenim işte bu koku cümbüşünün önünde çakıldı

Hasan Ağa maaşallah katmeri yüklenmişsin”diye aktar

Bu illüzyonu bozan kahkahasıyla bizim ihtiyara takıldı

Ankaradan misafiri var patronun

İşte bu katmer de baklava da onun

Kırk tl katmer kırk tl yevmiyem

İstesem de bu katmeri yiyemem”

 

Bizim ihtiyarın anlatmak istediğinden anladım ki

Biz türlü güzellemelerle anlatıp dururken

İki dünyanın zenginliklerinden beslenebilmeyi

Hakedemiyor insanlarım istediğince beslenebilmeyi

Altmışında bile kovulma telaşıyla çalışıp dururken

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir